Preeklampsi (Gebelik Zehirlenmesi): Belirtiler, Risk Faktörleri ve Korunma
Gebelikte yüksek tansiyon ve preeklampsi: kimler risk altında, hangi belirtiler acildir, düşük doz aspirin kimlere önerilir, tanı, takip ve doğum zamanlaması.
Op. Dr. Sadık Kükrer
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı · Adana
Preeklampsi, halk arasında gebelik zehirlenmesi olarak da bilinir. Gebeliğin 20. haftasından sonra ilk kez ortaya çıkan yüksek tansiyona idrarda protein veya böbrek, karaciğer, kan pıhtılaşması, beyin ya da plasenta işlevini etkileyen bulguların eşlik etmesiyle tanımlanır. Gebeliklerin yaklaşık %2–8'inde görülür ve erken tanı ile yakın takip, anne ve bebek sağlığı için belirleyicidir.
Uyarı belirtileri: ne zaman acil başvurmalı?
Preeklampsi başlangıçta hiçbir belirti vermeyebilir; bu nedenle her gebelik kontrolünde tansiyon ölçülür. Aşağıdaki belirtilerden biri varsa beklemeden hastaneye başvurun:
- Ağrı kesiciyle geçmeyen şiddetli baş ağrısı
- Görme bulanıklığı, ışık çakmaları veya çift görme
- Sağ üst karın ya da mide bölgesinde ağrı, bulantı-kusma
- Yüzde, ellerde veya ayaklarda ani ve belirgin şişlik
- Nefes darlığı, idrar miktarında azalma
- Bebek hareketlerinde azalma
Risk faktörleri
- Önceki gebelikte preeklampsi
- Kronik hipertansiyon, gebelik öncesi diyabet, böbrek hastalığı
- Lupus veya antifosfolipid sendromu
- İkiz veya çoğul gebelik, tüp bebek gebeliği
- İlk gebelik, 35 yaş üstü, vücut kitle indeksi 30 ve üzeri
- Annede veya kız kardeşte preeklampsi öyküsü
Düşük doz aspirin ile korunma
Risk değerlendirmesi ilk trimesterde yapılır. Yüksek riskli gebelerde 12–16. haftalar arasında başlanan düşük doz aspirin, 36. haftaya kadar sürdürüldüğünde preeklampsi ve özellikle erken başlangıçlı ağır preeklampsi riskini belirgin biçimde azaltır. Kalsiyum alımı düşük olan gebelerde kalsiyum desteği de önerilebilir. Aspirin yalnızca hekim önerisiyle kullanılmalıdır.
Tanı ve takip
Tanı; tekrarlanan tansiyon ölçümleri, idrarda protein bakılması (protein/kreatinin oranı) ve kan tetkikleri (trombosit, karaciğer enzimleri, böbrek fonksiyonları) ile konur. Seçilmiş olgularda sFlt-1/PlGF oranı kısa vadeli riskin öngörülmesine yardımcı olur. Bebeğin büyümesi, amniyon sıvısı ve kan akımı ultrason ve Doppler ile izlenir.
Tedavi ve doğum zamanlaması
- 37. hafta ve sonrası: genellikle doğum önerilir.
- 34–37. hafta: ağır bulgu yoksa yakın takip; anne veya bebekte bozulma olursa doğum.
- 34. haftadan önce: hastanede takip, tansiyon ilaçları, bebeğin akciğer gelişimi için kortikosteroid, gerektiğinde nöbet önleyici magnezyum sülfat.
- Ağır preeklampsi, HELLP sendromu veya eklampside gebelik haftasından bağımsız olarak doğum planlanır.
Doğumdan sonra
Preeklampsi doğumdan sonraki ilk 6 hafta içinde de başlayabilir veya ağırlaşabilir; bu dönemde baş ağrısı, görme bozukluğu veya nefes darlığı acil değerlendirme gerektirir. Preeklampsi geçiren kadınlarda ileride hipertansiyon ve kalp-damar hastalığı riski arttığından yıllık tansiyon ölçümü ve sağlıklı yaşam önerileri önemlidir. Ayrıntılı bilgi için gebelik şekeri ve gebelikte tarama testleri yazılarına da göz atabilirsiniz.
Op. Dr. Sadık Kükrer, Adana'da riskli gebelik takibi ve preeklampsi yönetimi konusunda hizmet vermektedir.
Sıkça sorulan sorular
Preeklampsi nedir?+
Gebeliğin 20. haftasından sonra ilk kez ortaya çıkan, 140/90 mmHg ve üzerindeki tansiyona idrarda protein veya böbrek, karaciğer, pıhtılaşma, beyin ya da plasenta işlevini etkileyen bulguların eşlik etmesidir. Plasentanın gelişimindeki bozukluklardan kaynaklandığı düşünülmektedir.
Preeklampsinin belirtileri nelerdir?+
Hafif olgularda belirti olmayabilir ve tanı rutin tansiyon ölçümüyle konur. Geçmeyen şiddetli baş ağrısı, görmede bulanıklık veya ışık çakmaları, sağ üst karın ya da mide ağrısı, bulantı-kusma, yüzde ve ellerde ani şişlik, nefes darlığı ve idrar miktarında azalma uyarıcı belirtilerdir.
Kimler risk altındadır?+
Daha önceki gebelikte preeklampsi, kronik hipertansiyon, gebelik öncesi diyabet, böbrek hastalığı, lupus veya antifosfolipid sendromu, çoğul gebelik, ilk gebelik, 35 yaş üstü, obezite, tüp bebek gebeliği ve ailede preeklampsi öyküsü risk faktörleridir.
Aspirin preeklampsiyi önler mi?+
Yüksek riskli gebelerde 12–16. haftalar arasında başlanıp 36. haftaya kadar sürdürülen düşük doz aspirinin preeklampsi, özellikle erken başlangıçlı ağır preeklampsi riskini azalttığı gösterilmiştir. Aspirin yalnızca hekim önerisiyle ve önerilen dozda kullanılmalıdır.
Preeklampsi nasıl tedavi edilir?+
Kesin tedavi bebeğin ve plasentanın doğumudur. 37. haftadan sonra genellikle doğum önerilir. Daha erken haftalarda tansiyon ilaçları, nöbetleri önlemek için magnezyum sülfat ve bebeğin akciğer gelişimi için kortikosteroid ile yakın takip yapılır; ağır bulgularda haftadan bağımsız olarak doğum gerekebilir.
Preeklampsi bebeği nasıl etkiler?+
Plasenta kan akımının azalmasına bağlı olarak bebeğin büyümesi gerileyebilir, amniyon sıvısı azalabilir ve erken doğum gerekebilir. Nadiren plasenta ayrılması (dekolman) gelişebilir. Bu nedenle ultrason ve Doppler ile bebeğin büyümesi ve iyilik hâli izlenir.
Doğumdan sonra preeklampsi geçer mi?+
Bulgular çoğunlukla doğumdan sonraki günler ve haftalar içinde geriler; ancak preeklampsi doğumdan sonraki ilk 6 hafta içinde de başlayabilir veya ağırlaşabilir. Preeklampsi geçiren kadınlarda ileride hipertansiyon ve kalp-damar hastalığı riski arttığından düzenli tansiyon ve sağlık kontrolü önerilir.
Muayene randevusu almak ister misiniz?
Adana'da gebelik takibi, kadın hastalıkları ve jinekolojik cerrahi için Op. Dr. Sadık Kükrer'e ulaşın.
İletişim bilgileri